3 Kasım 2008 Pazartesi


HAYAT VE ZORLUKLARI

Doğmadan yazılmıştı alnımıza hayat senaryomuz….
Kim olacağımız, kimlerle düşüp kalkacağımız, annemizin babamızın kimler olacağı, nerede ve nasıl öleceğimiz hepsi ama hepsi yazılmıştı o büyük senaryo defterine…

Hatasızdı ve şüphesiz yazılanlarda en ufak bir aksama olmayacaktı…
Bize sorulmamıştı hiçbirşey…söylenmemiştide…



Anne karnından çıkmamak için verdiğimiz mücadelede,adımıza yazılmış hayat senaryomuzda bizi hangi oyuncuların, mekanların ve olayların beklediğini bilmiyorduk…
Ve çıkmıştık işte oradan…
Artık dünyadaydık…



Dünya adını verdikleri bu, her şeyin kocaman gözüktüğü, hayat adını verdikleri de elimize tutuşturulmuş defter olsa gerekti…
Üstünde en ufak bir oynama, karalama ya da ne bileyim bu oyundan vazgeçip oynamama gibi bir alternatif de yoktu..
Yaşadıkça o defterin sayfalarını değiştiriyor ve karşımıza çıkan her yeni şeye şaşırmaktan kendimizi alamıyoruz…



Büyüyoruz elimizde koca bir defterle…kimselerin görmediği o koca defter..kalemi yok silgisi yok..sadece defter ve içinde yaşadıkça yeni eklenenler var…birileri bir şeklde yazıyor hiç durmadan…her şey durduğunda bile o yazıyor sorgusuz sualsiz..



Taşımak zor geliyor bazen onu, yeri geliyor elimize konan hafif bir tüy oluveriyor, haricinde içine koca bir dünyayı sığdırabilecek kadar da büyüyebiliyor..
Düşüyor da bazen…üstüne basıp geçesi geliyor insanın kimi zaman da…
Ama olmuyor,
Olmuyor işte…

0 yorum:

Blog Listem

  • ALpaY~FabRikA KıZı - Gün doğarken her sabah Bir kız geçer kapımdanKöşeyi dönüp kaybolur Başı önde yorguncaFabrikada tütün sarar Sanki kendi içer gibiSararkende hayal kurar Bütün ...
    4 yıl önce
  • Boş Durduğumu Sanmayın... - Gene sofralar kuruyorum ama ya bildiğim yemekleri yapıyorum ya da hadi itiraf edeyim, bir türlü çekemiyorum yeni olanı... Sofranın yemek dışı detayları Porta...
    2 gün önce

Yukarı